Türkiye’de Girişimlerin Yapay Zekâ Kullanımı: 2023-2024 TÜİK Verileri
Türkiye’de yapay zekâ konuşuluyor, ama gerçekte kaç şirket kullanıyor? TÜİK’in Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması bu soruya net bir rakamla yanıt veriyor: 2023’te girişimlerin %5,5’i yapay zekâ teknolojilerinden en az birini kullandığını beyan etti, 2024’te ise bu oran %4,4’e geriledi. ChatGPT’nin hayatımıza girdiği, her sektörün “yapay zekâ dönüşümü” konuştuğu iki yılda resmi istatistik düşüş gösteriyor. Peki bu rakamın arkasında ne var?
TÜİK tam olarak neyi ölçüyor?
Rakamları yorumlamadan önce tanımı netleştirmek gerekiyor, çünkü kafa karışıklığının büyük kısmı buradan doğuyor.
TÜİK’in araştırması 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimleri kapsıyor. Yani mahalledeki üç kişilik ajans, tek kişilik yazılım stüdyosu ya da yeni kurulmuş bir startup bu örneklemin içinde değil. “Girişim” kelimesi burada Türkçedeki günlük anlamıyla “startup” değil, istatistiksel anlamıyla “işletme” demek.
Kurumun tanımına göre girişimlerde yapay zekâ kullanımı, yazılım tabanlı ya da cihazlara gömülü sistemler aracılığıyla öngörü, öneri veya karar üreten teknolojileri kapsıyor. Bu tanımın içine içerik üreten yapay zekâ uygulamaları, sohbet robotları ve sanal asistanlar, yüz veya konuşma tanıma sistemleri, makine öğrenmesine dayalı veri analizleri, depo otomasyonundaki otonom robotlar ve paket taşıyan otonom dronlar giriyor.
Kritik nokta şu: soru “çalışanlarınız ChatGPT kullanıyor mu?” değil, “girişiminiz yapay zekâ teknolojisi kullanıyor mu?” Bir muhasebecinin kendi telefonundan yapay zekâya soru sorması ile şirketin süreçlerine entegre edilmiş bir sistem arasındaki fark, bu araştırmadaki düşük oranların en önemli açıklayıcılarından biri.
2023 ve 2024 rakamları yan yana
İki yılın karşılaştırmalı tablosu şöyle:
| Girişim ölçeği | 2023 | 2024 | Değişim |
|---|---|---|---|
| Tüm girişimler (10+ çalışan) | %5,5 | %4,4 | −1,1 puan |
| 10-49 çalışan (küçük) | %4,9 | %3,5 | −1,4 puan |
| 50-249 çalışan (orta) | %6,5 | %6,7 | +0,2 puan |
| 250+ çalışan (büyük) | %18,5 | %22,3 | +3,8 puan |
Tabloyu bir kez daha okumaya değer. Toplam oran düşerken orta ve büyük ölçekli işletmelerde kullanım arttı. Genel ortalamayı aşağı çeken tek grup, 10-49 çalışanlı küçük işletmeler.
Bu istatistiksel olarak beklenen bir sonuç: Türkiye’deki girişimlerin ezici çoğunluğu küçük ölçekli. Dolayısıyla bu grupta yaşanan 1,4 puanlık gerileme, büyük işletmelerdeki 3,8 puanlık artışı toplam ortalamada rahatlıkla siliyor. Genel oran tek başına okunduğunda “Türkiye yapay zekâdan uzaklaşıyor” gibi görünen tablo, ölçek kırılımına bakıldığında farklı bir hikâye anlatıyor: yapay zekâ kullanımı yoğunlaşıyor, yayılmıyor.
Düşüşü nasıl okumalı?
Buradan sonrası yorum alanı, o yüzden temkinli konuşmakta fayda var. Elimizdeki veri düşüşün nedenini söylemiyor, sadece kendisini gösteriyor. Yine de makul birkaç açıklama var:
- Beyan farkı. 2023, üretken yapay zekâ heyecanının zirve yaptığı yıldı. Ankete yanıt veren kişilerin, şirkette dağınık biçimde kullanılan araçları “kullanıyoruz” diye işaretlemesi bu dönemde daha olası. 2024’e gelindiğinde beklenti normalleşince beyanlar da daralmış olabilir.
- Pilot projelerin terk edilmesi. Özellikle küçük işletmelerde 2023’te denenen araçların bir kısmı somut fayda üretmediği için bırakılmış olabilir. Bu, dünya genelinde de gözlenen bir “pilot mezarlığı” örüntüsü.
- Anket dönemi ve soru formu farkları. Yıllar arası kıyaslamalarda soru setindeki küçük değişiklikler bile beyan oranını etkileyebiliyor. TÜİK 2025’te yapay zekâyı ayrı bir bülten temasına taşıdı; bu da serinin zamanla olgunlaştığını gösteriyor.
- Ekonomik koşullar. 2024, küçük işletmeler için finansman maliyetlerinin ağırlaştığı bir yıldı. Yatırım kısıtı olduğunda kesilen ilk kalemler genellikle “denemelik” teknoloji harcamaları oluyor.
Bu maddelerin hiçbiri resmi bir açıklama değil; veriyi anlamlandırmak için kurulmuş çerçeveler. Kesin olan tek şey, düşüşün kaynağının küçük işletmeler olduğu.
Avrupa Birliği ile arayı kapatmak yerine açtık
Asıl rahatsız edici tablo, aynı dönemin Avrupa verisiyle yan yana konduğunda ortaya çıkıyor. Eurostat’ın 10 ve üzeri çalışanlı işletmeler için yaptığı, TÜİK ile metodolojik olarak akraba olan ölçüm şunu söylüyor: AB’de yapay zekâ kullanan işletmelerin oranı 2023’te %8,0 iken 2024’te %13,5’e çıktı.
| 2023 | 2024 | |
|---|---|---|
| Türkiye | %5,5 | %4,4 |
| AB ortalaması | %8,0 | %13,5 |
2023’te aradaki fark 2,5 puandı; 2024’te 9,1 puana çıktı. Aynı yıl içinde AB’de Danimarka %27,6, İsveç %25,1, Belçika %24,7 oranlarına ulaştı. Listenin diğer ucundaki Romanya bile %3,1’den başlayıp artış kaydetti; 2024’te AB üyesi ülkelerin tamamı bir önceki yıla göre yükseliş gösterdi. Türkiye ise aynı dönemde ters yönde hareket etti.
AB’de en çok kullanılan yapay zekâ teknolojisi yazılı dil analizi (metin madenciliği) oldu; işletmelerin %6,9’u bunu kullandı. Onu %5,4 ile yazılı veya sözlü dil üretimi ve %4,8 ile konuşma tanıma izledi. Yani Avrupa’daki artışın motoru büyük ölçüde dil tabanlı yapay zekâ; tam da 2023-2024’te maliyeti en hızlı düşen ve API üzerinden en kolay entegre edilen katman.
Kullanmayanlar neden kullanmıyor?
TÜİK 2024 verisinde bir soru daha var: yapay zekâ kullanmayan ama kullanmayı düşünen girişimlerin oranı %8,4. Ölçek kırılımı yine tanıdık: 10-49 çalışanlı işletmelerde %7,8, 50-249 çalışanlılarda %10,8, 250 ve üzeri çalışanlılarda %17,4.
Kullanmama nedenleri sorulduğunda öne çıkan gerekçe teknoloji ya da bütçe değil: girişimde ilgili uzmanlığın bulunmaması. TÜİK’in 2025 bülteninde bu neden %74,2 ile açık ara ilk sırada yer aldı.
Bu bulgu, sahada çalışan herkesin gördüğü şeyi doğruluyor. Bir KOBİ için yapay zekâ entegrasyonundaki gerçek darboğaz model maliyeti değil; mevcut süreci anlayıp onu bir API çağrısına dönüştürecek kişinin şirkette olmaması. Teknik borç, veri düzensizliği ve “hangi işi otomatikleştireceğimizi bilmiyoruz” belirsizliği, aylık birkaç dolarlık token maliyetinden çok daha pahalı engeller.
2025 verisi tabloyu değiştirdi mi?
Evet, ve iyi yönde. TÜİK 2025’te ilk kez “Yapay Zekâ İstatistikleri” başlıklı ayrı bir resmi bülten yayımladı. Buna göre yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı %7,5’e yükseldi. Serinin tamamı şöyle görünüyor:
- 2021: %2,7
- 2022: %3,5
- 2023: %5,5
- 2024: %4,4
- 2025: %7,5
Bu, 2024’ün trend kırılması değil, seride tek yıllık bir sapma olduğunu düşündürüyor. 2025 kırılımında küçük işletmeler %6,6, orta ölçekliler %9,6, büyük işletmeler ise %24,1 oranına ulaştı. Sektörel dağılımda ise beklenen isimler var: yapay zekâ kullanım oranı %47,1 ile “bilgi ve iletişim” sektöründe en yüksek, onu %21,1 ile “finans ve sigorta” izliyor.
Yine de karşılaştırma sürüyor: Türkiye 2025’te %7,5’e çıkarken AB ortalaması %20,0’ye ulaştı. Makas kapanmadı.
Bu rakamlardan çıkan pratik sonuç
2023-2024 verisi, Türkiye’deki yapay zekâ tartışmasının merkezinde duran bir yanılsamayı ortaya koyuyor: gündemdeki yoğunluk ile sahadaki benimseme arasında ciddi bir mesafe var. Yapay zekâ üzerine yazılan içerik, düzenlenen etkinlik ve kurulan girişim sayısı hızla artarken, on kişiden fazla çalışanı olan her yirmi şirketten yalnızca biri bunu işine sokabilmiş durumda.
Küçük işletmeler açısından bunun iki yüzü var. Olumsuz yüzü, ekosistemin dijital olgunluk açısından geride kalması. Olumlu yüzü ise şu: rekabetin bu kadar seyrek olduğu bir alanda, süreçlerine düzgün bir yapay zekâ katmanı ekleyen bir KOBİ, sektöründe ilk yüzde beşe giriyor. Müşteri destek otomasyonu, teklif ve sözleşme taslakları, ürün açıklaması üretimi, e-posta sınıflandırma gibi işler bugün özel bir ekip gerektirmiyor.
Rakamların gösterdiği asıl darboğaz teknoloji değil, uzmanlık. Bu da satın alınacak değil, öğrenilecek bir şey.
Sık sorulan sorular
Türkiye’de kaç şirket yapay zekâ kullanıyor?
TÜİK’e göre 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %5,5’i 2023’te, %4,4’ü 2024’te yapay zekâ teknolojilerinden en az birini kullandığını beyan etti. 2025’te bu oran %7,5’e yükseldi.
Neden 2024’te düşüş yaşandı?
Düşüşün tamamı 10-49 çalışanlı küçük işletmelerden geliyor (%4,9’dan %3,5’e). Orta ve büyük ölçekli işletmelerde kullanım aynı dönemde arttı. TÜİK düşüşün nedenine ilişkin bir açıklama yapmadı.
Türkiye Avrupa ile karşılaştırıldığında nerede?
Eurostat verisine göre AB ortalaması 2023’te %8,0, 2024’te %13,5, 2025’te %20,0 oldu. Türkiye her üç yılda da AB ortalamasının altında kaldı ve fark 2024’te belirgin şekilde açıldı.
Şirketler yapay zekâyı en çok hangi alanda kullanıyor?
TÜİK’in 2025 verisinde en yaygın kullanım amacı pazarlama ve satış. AB tarafında ise en yaygın teknoloji yazılı dil analizi (metin madenciliği).
Yapay zekâ kullanmayan şirketlerin en büyük engeli ne?
Girişim içinde ilgili uzmanlığın bulunmaması. TÜİK 2025 bülteninde bu neden %74,2 ile ilk sırada yer aldı.
Kaynaklar
- TÜİK, Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2024
- TÜİK, Yapay Zekâ İstatistikleri, 2025
- Eurostat, Use of artificial intelligence in enterprises (isoc_eb_ai), 2024 ve 2025 yayımları


